Pages

Kuantum düşünce
Akın Berk Sürücü

Kobi Nedir - Kobi Finans

akın berk sürücü | 18:04

Küçük ve Orta ölçekli işletmeleri belirtmek amacıyla kullanılan tanımlar ve ölçütler konusunda bilimadamları ve araştırmacılar arasında görüş birliği bulunmamaktadır.KOBİ’ler kavramı daha çok göreli bir büyüklüğü ifade etmektedir. Bu kavramın ifade ettiği büyüklük; sanayileşme düzeyine,pazarın büyüklüğüne,işletmelerin çalışmalarına sürdürdükleri iş kollarına ve kullanılan üretim tekniklerine bağımlı olarak ülkeler arasında değişiklikler göstermektedir. Hatta kimi durumlarda büyüklük ölçüsü aynı ülkede bölgeler arasında ve iş kollarına göre de değişebilmektedir.

Kullanılan ölçütler ülkeler arasında farklılık göstermesine karşın yine de işletme büyüklükleri arasında sınırlar çizilmesi ve bir tanımlamaya gidilebilmesi amacıyla belli ölçütlerden yararlanılmaktadır. Bu ölçütlerin niteliksel ve niceliksel olarak iki asıl gruba ayrıldıkları görülür.

Niceliksel ölçüler:

İşletmelerin büyüklüklerini niceliksel olarak belirlemede kullanılan ölçülerin başlıcaları;

- çalıştırılan personel sayısı

- personele ödenen ücret ve maaşların tutarı

- belirli bir süre içinde kullanılan hammadde tutarı

- işletme kapitalinin tutarı

- satışların tutarı

- kullanılan makinaların miktarı ve güçleri,

biçiminde özetlenebilir.

Kimi araştırmacılar tarafından teknik ölçüler biçiminde tanımlanan bu ölçülerin içerisinde en kolay saptanabilen olması açısından çalıştırılan işçi kriteri en çok kullanılanıdır.

Bununla beraber çalıştırılan işçi sayısı da dahil olmak üzere bu ölçülerin her birisinin tek başına işletme büyüklüğünü belirlemede sağlıklı bir ölçü olması oldukça güçtür.

Niteliksel ölçüler:

Bu ölçüler şöyle sıralanabilir

- bağımsız yönetim

- işletmenin çalışmalarını yöresel olarak sürdürmesi

- iş kolu içinde küçük bir yere sahip olması

- işletme kapitalinin tümünün veya bir bölümünün işletme sahibine ait olması

- yönetim kademesi ile;işçi,müşteri,kredi verenler ve işletme sahipleri arasındaki ilişki türü

- alım ve satımlardaki pazarlık güçlüğü

- Pazar ve talep konusundaki esneklik

Bu ölçütlerin, özellikle niceliksel ölçüterin ülkeler arasında değişiklikler gösterdiği görülmektedir.

Örneğin; japonya’da 300’den az işçi çalıştıran işletmeler küçük ve orta ölçekli işletmeler olarak kabul edilirken İtalya’da 500’den az işçi öalıştıran işletmeler küçük ve orta boylu işletme olarak kabul edilmektedir. Yine işçi sayısından bakıldığında Belçika’da 50,Hollanda’da 10,Fransa da 10 ile 50 arasında işçi çalıştıran işletmeler küçük ve orta boylu işletme sınıfına girmektedirler.

KOBİ TÜRLERİ

Günümüzde işletmelerin sınıflandırılması sermayelerine, pazar alanlarına, çalışanların sayısına ve hukuki yapılarına göre yapılmaktadır. Fakat en önemli sınıflandırma çalışanların sayısına göre yapılan sınıflandırmadır. Çalışanların sayısına göre yapılan sınıflandırmada AB' nin ölçütleri şunlardır:

1-99 arasında çalışanı olanlar küçük işletmeler
100-499 arasında çalışanı olanlar orta ölçekli işletmeler
500 ve üstü çalışanı olan işletmeler ise büyük ölçekli işletmeler
kategorisine girmektedir

Türkiye' de ise Devlet İstatistik Enstitüsünün (DİE) yaptığı değerlendirmelerine göre:
1-24 arasında çalışanı olan küçük işletmeler
25-100 arasında çalışanı olanlar orta ölçekli işletmeler
101 ve üstünde çalışanı olanlar büyük işletmelerdir.

Bu tanımlamaların yanısıra diğer bir takım kuruluşlara göre de şu şekilde KOBİ türleri mevcuttur.

KOSGEB : 1-50 kişi

DİE : 1-25 kişi

HALK BANK.: 1-150 kişi

DTM : 1-200 kişi

Hazine müşteşarlığı’nın yeni tanımı ise mikro kobiler en çok 9 işçi çalıştıran işletmeler olacaktır. Küçük kobiler 10 ila 49 arasında işçi çalıştıran kuruluşlar olarak atnımlanıp. Orta kobiler ise 50-250 işçi çalıştıran kobiler olarak tanımlanmaktadır.

İmalat ve tarım sanayiinde faaliyette bulunan ve yasal defter kayıtlarında arsa ve bina hariç makine ve teçhizat, tesis, taşıt araç ve gereçleri, döşeme ve demirbaşların toplam tutarı 400 milyar lirayı aşmayan 1 / 250 arasında işçi çalıştıran işletmeler KOBİ olarak kabul edilecek. Bu işletmelerden 1 - 9 işçi çalıştıran mikro ölçekli 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük ölçekli ve 50-250 işçi çalıştıran orta ölçekli KOBİ olacaktır.


KOBİ ‘ler kitle üretiminin elverişli olmadığı ve üretim biriminin ya da satış miktarının çok küçük olduğu sektörlerde en etkin işletme biçimidir. KOBİ’lerin tanımlarında çok şaşırtıcı sonuçlar çıkmaktadır. Bu durum özellikle KOBİ tanımları için seçilen kıstaslardan kaynaklanmaktadır. Bu kıstaslar ciro,katma değer,işletme büyüklüğü gibi ölçütlerdir. En önemli tanım sorunu ise KOBİ’lerin imalatta ağırlıklı olduklarından, tanımda imalat kriterlerine göre hareket edilmesidir. KOBİ tanımlarında işletmenin içinde bulunduğu sektördeki rakiplerine göre rekabet gücünü belirleyen makine parkı, teknoloji düzeyi ve Pazar payı gibi diğer ölçütlerinde olması gerekmektedir. Geliştirlecek KOBİ tanımı mutlaka işletmelerin piyasadaki rekabet gücüne dayandırılmalıdır. 40 kişinin çalıştığı bir imalat atölyesi küçük olabilir.Ama 40 berberin çalıştığı bir kuaför büyük olarak değerlendirilmelidir.

KOBİ’LERİN AVANTAJLARI:

Günümüz koşullarında

- işveren ve işçi tipi değişmekte

- toplumların sanyi toplumuna özgü,emek sermaye şeklindeki ikili yapısı yerine girişimciler toplumu denilen bir makro yapıya bırakmaktadır.

- Diğer yandan rekabetin yaygınlaştığı ve yoğunlaştığı dünyamızda iş ahlakı kavramı ön plana çıkmaktadır. Ekonomi ahlaki altyapının çok önemli olduğu bir yaşam boyutu olarak algılanmaya ve kabul görmeye başlamaktadır.

- Kalite rekabet sürecinin olmaz ise olmaz şartıdır. Müşteri odağında bir mükemmelleştirme olarak algılanmaktadır.

Kıyaslamalı üstünlükler yerini rekabet üstünlüğüne bırakmaktadır. Rekabet gücünü arttıran firmalar ön plana çıkmaktadır.

Tüm bu dinamik ve değişimler KOBİ lerin ekonomik kalkınmadaki önemli rolünü ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda kobilerin ülke ekonomisine katkıları ve avantajlı durumları şöyledir:

- Kobiler kaynak kullanım etkinliğini sağlamakta ve ülke kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılmasına önemli derecede katkı sağlamaktadır.

- Bölgeler arası dengelerin oluşturulmasında önemli derecede yarar sağlarlar ve temel taşı görevi görürler , ayrıca kişisel gelire katkıları da gözardı edilemeyecek kadar fazladır. Örneğin kobilerin yeterince desteklenmesi durumunda bir sanayi bölgesi olan Marmara ile Güney Doğu Anadolu bölgesi arasında bir denge oluştururlar.

- Üretim ve sanayileşmenin tüm ülkeye yayılmasını sağlarlar.

- Hayat standartlarının yükseltilmesine önemli ölçülerde yardımcı olurlar.

- Kobiler bir yandan kendi başlarına büyüklerle rekabet içinde nihai ürün ve hizmet üretmek suretiyle ekonomik kalkınmaya katkıda bulunurken; diğer yandan da büyük işletmelerin kullandıkları veya yarı mamul girdileri üreterek onların gelişimini tamamlayarak ve destekleyerek katkıda bulunurlar. Böylece ekonomilerde bir yan sanayii oluşturarak büyük işletmelerle bir ortak yaşam kurarlar. Ülkemizde olduğu kadar hemen hemen tüm dünya ülkelerinde KOBİ’ler; sayısal miktar, istihdam hacmi, üretim değeri, gelişmeye olan katkıları, mülkiyetin tabana yayılması, ekonomik açıdan serbest rekabete dayalı piyasa ekonomisinin ve sosyal bakımdan toplumsal istikrarın temel unsurudur

- Ülkedeki toplam istihdam oranının yükseltilmesine ve refah seviyesinin artmasına yardımcı olurlar.

Düşük yatırım maliyetleri ile yeni istihdam imkanı oluştururlar.

- Ülke içindeki tekelciliği önlerler.

- Daha az yatırım ile daha çok üretim ve ürün çeşitliliği sağlamaktadırlar.

- Yapıları itibarı ile ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenmektedirler.

- Talep değişikliliğine ve çeşitliliğine daha çabuk uyum sağlamaktadırlar.

- Gelir dağılımındaki çarpıklıkları asgariye indirmektedirler.

- Ferdi tasarrufları teşvik eder yönlendirir ve hareketlendirirler.

- Demokratik toplumun ve liberal ekonominin ana sigortalarından biridirler.

- Büyüklere oranla müşteri ve personel ile daha informal ilişkilerde bulunmaktadırlar.

KOBİ’LERİN DEZAVANTAJLARI:

- Profesyonel yönetici sağlayamamak:

Küçük işletemelerin fonksiyonel yönetim biçimine sahip olabilme olanakları oldukça sınırlıdır.konularında uzmanlaşmış yönetivcilerin bulunamaması çoğu küçük işletmelerin ortak niteliğidir. Bu nitelik onların yönetimlerinde çok önemli bir sorun oluşturur. Başlangıçta işletmeler işletme fonksiyonlarına ilişkin tüm görevleri yardımcıya ihtiyaç duymadan yerine getirebilirler. Ancak büyümeyle birlikte, girişimci tek başına bu görevleri yerine getiremez veya getirmede güçlüklerle karşılaşır.

- Gerekli kapitali sağlayamamak

Kobiler uzun süreli yatırım kapitali sağlamak konusunda güçlüklerle karşılaşırlar. Bunun yanında küçük miktardaki krediyi düşük faizle karşılayamazlar. Ya da krediye en çok ihtiyaç duyduklar zamanda kredi iptali olur.

Bunların yanı sıra küçük işletmeler pazardaki ilk yıllarında yeterli sermayeye sahip olmadıklarından riskleri karşılayabilmek amacı ile gerekli fonları ayırabilme olanaklarını da pek bulamazlar.

- Yeterli işgücü sağlayamamak

Yetenekli ve kalifiye işgücü sağlamak işletmelerin en önemlisorunlarından birisidir. Değişik faktörler onların personel sağlamada karşılaştıkları güçlüklerde etkili olur. Büyük işletmelerin ödedikleri ücrete ve sosyal haklara eşit bir geliri küçük işletmeler genellikle sağlayamaz. Büyük işletmelerde çalışanların sağladığı güven ve prestij kişilerin bu tür işletmelerde çalışmayı tercih etmelerine neden olmaktadır.

- Ekonomik yaşamı düzenleyen kanunlar

Asgari ücrete,çalışma saatlerine,işçi sağlığına çevre kirliliğine ilişkin kanunlar kimi zaman kobiler açısından önemli sorunlar oluşturabilmektedir. Ücretlilerin vergi stopajını,sigorta primlerini toplamak,bu konuda gerekli belgeleri düzenlemek,belirli aralarla primler,vergi stopajları ve katma değer vergisine ilişkin belgeleri ilgili kurumlara iletmek amacıyla yapılan giderler,büyüklere oranla daha fazla olabilmektedir.

Öte yandan sendikaların büyük küçük ayrımı yapmadan aynı iş kolunda çalışan tüm işletmelerden aynı ücret artışını ve sosyal hakları istemeleri KOBİ’leri zor durumda bırakmaktadır.

- Vergi kanunları ve vergilendirme sistemi

Kobi’ler finansman konusunda genellikle kişisel birikimlerine,aile bireylerine ve yakın dostlarına bağımlı olduklarından vergiler ve vergilendirme sistemi önemli bir role sahiptir. Onlar lehine kimi hükümleri içermesine karşın vergi kanunları ve vergiler kobiler için önemli bir sorun niteliğindedir.

- Araştırma ve geliştirme olanaklarının kısıtlı olması

Kobi’ler araştırma ve geliştirme konusunda büyüklere oranla önemli dezavantajlara sahiptir. Araştırma ve geliştirme önemli harcamaları ve uzmnlaşmış personeli gerektirmektedir. Öncelikle bu konuya ilişkin kaynak ayıramayacakları gibi bu iş için gerekli olan personeli istihdam edebilme olanaklarını da pek bulamazlar. Ar-ge olanaklarına sahip olan işletmeler karşısında küçük işletmelerin rekabet gücü azalacaktır.

Bu konuda izlenebilecek en akılcı yol, birkaç küçük işletmenin bir araya gelerek ortak bir ag-ge merkezi oluşturmaları olabilir. Devlet kendi ar-ge merkezlerinin kimlerini belli bir ücret karşılığında KOBİ’lerin kullanımına açarak soruna bir miktar çözüm bulabilir.

- Ayrıcalıklı davranışlar

Kobi’lerin dezavantrajlarından biri de geniş çıkar gruplarına ve monopolitik davranışlara karşı mücadele edebilecek güce sahip olmamalarıdır. Aynı şekilde kobiler girişimcilerinin sendikalarla ve devlet kurumlarıyla olan ilişkilerinde ve isteklerinin çoğunda genelde etkisiz kaldıkları,için güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.

Öte yandan ekonomik birliklerin pazarda yarattıkları haksız rekabete KOBİ’ler pek direniş gösteremezler. Onun içindir ki günümüzde birçok ülkede ekonomik birliklerin (kartel,tröst) çalışmalarını kontrol altında tutabilmek amacıyla yasalar oluşmaktadır.

- Risk altında çalışmak

Risk tüm işletmeler için sözkonusu olmalarına rağmen küçük işletmelerde daha çoktur.büyükler genellikle devamlı veya öngörülebilen talebe sahip olan malların üretimini veya dağıtımını gerçekleştirirler. Böylece, küçük işletmeler talebi az veya değişebilir nitelik gösteren mamüller üzerinde çalışmak zorunda kalırlar.

- Fiyat rekabeti

Birçok iş kolunda özellikle sanayi sektöründeki iş kollarında kobilerin birim maliyetleri büyük rakiplerine oranla daha yüksektir.

Sanayi işletmelerinde daha ayrıntılı iş bölümüne gidildikçe emeğin verimi artmakta buna bağlı olarakta birim işçilik giderleri azalmaktadır. Makinalaşma ve ayrıntılı işbölümü ise daha çok ığın üretime özgü bir niteliktir. Bunun yanısra yığın üretimde bulunan işletmeler büyük miktarlarda alımlarda bulunduklarından daha kaliteli materyali daha düşük fiyatla satın alabilmektedirler. Bu durum materyalin verimin arttırdığı gibi birim maliyet giderlerini de azaltmaktadır.

Öte yandan büyük işletmeler finansman giderleri açısından önemli bir avantaja sahiptirler. Büyük işletmeler büyük miktarlarda kredi alımında bulunabilirler ve bu kredileri daha uygun koşullarda sağlayabilmektedirler.

- İnovasyon sorunları

Bütün Dünya ekonomilerinde inovasyon, yani pazarlanabilir veya geliştirilmiş yeni Ürün, yeni üretim ve yönetim yöntemleri için, yeni teknolojiler geliştirebilme yeteneği ile yenilikçi ve yaratıcı bir girişimcilik, rekabet üstünlüğünün tek anahtarı haline gelmiştir. Diğer taraftan, OECD ülkelerinin pek çoğunda, istihdamın % 60-70' ini (bazılarında daha da fazlasını) oluşturan KOBİ' lerin ancak %30-60' ı inovatif olarak tanımlanan yenilikçi ve yaratıcı girişimci karakterindedir. Bu yenilikçi ve yaratıcı girişimci KOBİ' lerin de yalnızca %10'u teknoloji tabanlıdır. Bütün KOBİ' lerin %10-30' unu ise 5 yaşından küçük firmalar oluşturmaktadır. Bu gerçekler dolayısıyladır ki, ülkelerin inovasyon politikalarında KOBİ' lere büyük bir ağırlık verilmektedir. Ancak, yenilikçi ve yaratıcı girişimcilik (inovatif) faaliyetlerin ana kaynağının bilim ve teknolojideki gelişmeler olduğunu ve özellikle de günümüzde, bilim ve teknolojinin bu tür faaliyetlerin rolünün giderek arttığını biliyoruz. Bu nedenledir ki, bir ülke için asıl olan, bilimsel ve teknolojik araştırmalar sonucu ortaya konan bulguları, pazarlanabilir ya da toplumun yararına sunulabilir yeni ya da daha gelişkin bir ürün, üretim yöntemi, sistem ya da hizmete dönüştürebilme yeteneğinin kazanılmasıdır. Bu nedenle, inovasyon politikalarında "bilim ve teknolojiyi ekonomik ve toplumsal bir faydaya dönüştürebilme yeteneğinin kazanılması" temel alınır. KOBİ' lere de, bu yeteneğin kazandırılması ana hedeftir. Kısaca söylemek gerekirse, bütün ülkelerde uygulanmakta olan KOBİ politikalarının ana hedefi, bunların teknoloji ve inovasyon yeteneklerinin artırılmasıdır.

İşaret edilen hedefe ulaşılabilmesi için, KOBİ' lerin sorunlarını bir bütün olarak ele almak ve bu sorunlar için yine sistemik bir bütünlük içinde çözüm bulmak gerekir. Aslında bütün ülkelerdeki KOBİ' ler benzer sorunları yaşamaktadır. Bu sorunları dört bölümde toplayabiliriz :

1. KOBİ' lerin, girişimcilik ve inovasyon kültürü ile teknoloji yönetim becerisi kazanmaları için desteklenmeleri gerekir. İşletme ölçeklerinin küçüklüğü nedeniyle. ihtiyaç duydukları kritik bazı hizmetleri de kendileri üretebilme gücüne genellikle sahip değillerdir (ürettiği ürünü geliştirmek isteyen, bu konu da yeni bir fikri yakalayan bir KOBİ, ihtiyaç duyacağı ekonomik-teknolojik fizibilite çalışmasını, pazar araştırmasını. teknolojik araştırma-geliştirme ve tasarım faaliyetini, teknolojik açıdan yeterli olmadığı ya da kendi işletme ölçeği açısından ekonomik olmayacağı için, kendi bünyesinde yürütemeyecektir). Bu tür hizmetlerde mutlak olarak dış kaynakları kullanmak zorundadırlar.


2. Finansman kaynağı bulmakta sıkıntı çekerler: çünkü, çoğu kez, karşılık gösterebilecekleri bir teminata sahip değillerdir.


3. KOBİ' lere iş ortamı, uymak zorunda oldukları mevzuat karmaşık gelir. Ölçekleri dolayısıyla, pek çok idari, hukuki, ticari işlemi yerine getirmekte zorlanırlar. iş münasebetlerini elektronik ortama (e-ticaret vb.) taşımakta olan bir iş dünyasının KOBİ' ler için yaratabileceği sorunlar göz ardı edilemez.


4. Bir yanda "Küreselleşme" diğer yanda "Bölgesel Bloklaşma" gibi küresel süreçlerin söz konusu olduğu bir dünyada, KOBİ' lerin ulusal sınırlar ötesindeki pazarlara erişmeleri büyük firmalara nazaran çok daha zordur.

KOBİ' lerin bu ana sorunlarını gidermek için çözüm arayan bütün ülkeler düzenledikleri bakanlar düzeyindeki konferanslarla, uyguladıkları veya uygulamayı düşündükleri KOBİ Politikalarını tartışmaktadırlar. Buna örnek olarak KOBİ Politikalarını görüşmek üzere, 14-15 Haziran 2000 tarihlerinde İtalya'nın Bologna kentinde toplanan son Konferansın değerlendirmesini yapmak istiyorum. Konferans sonunda yayımlanan ortak bildiriye göre, katılan "Bakanlar ve Hükümet Temsilcileri, KOBİ' lerin inovasyon yeteneğine sahip olmalarının rekabet gücü kazanmalarındaki yaşamsal katkısını, ulusal inovasyon sistemlerinde KOBİ' lerin oynadığı merkezi rolü, enformasyon ve finansman kaynaklarına erişmede gelişkin imkanlara sahip olmanın ve ağ yapıların (networking) inovasyon sürecini kolaylaştırma açısından taşıdığı önemi kabul ve tasdik ederek; KOBİ politikalarının geliştirilmesinde aşağıdaki hususların dikkate alınmasını tavsiye etmektedirler." Burada, Türkiye'nin KOBİ' leri için de yararlanılabilecek olan bu tavsiyelerden önemli görülenler aşağıda özetlenmektedir.

- KOBİ' lerin inovasyonu yönetme yeteneklerini geliştirmek için elemanlarının yetiştirilmesi ve kalifiye personel kullanmaları kolaylaştırılmalı; inovasyon kültürünün yayılması-benimsenmesi sağlanmalı ; teknoloji ve pazarlarla ilgili enformasyonun yayılmasına yardımcı olunmalı (örneğin, girişimci çevrelerle öğretim sistemi arasındaki bağlar, ayrıca sanayi, kamu ve üniversite arasında araştırma işbirliği geliştirilmeli).

- KOBİ' lerin inovasyon faaliyetlerinin önündeki finansmanla ilgili engellerin azaltılması için:


i) öz sermaye ihtiyaçlarının hisse senetlerinin satın alınması yoluyla karşılanmasına yönelik pazar mekanizmaları ve konu ile ilgili hizmetlerin, özellikle de, başlangıç aşamasındaki yenilikçi girişimlerle ilgili finansman hizmetlerinin gelişmesi kolaylaştırılmalı;


ii) AR-GE ve inovasyon faaliyetlerine finansman desteği sağlanması, yine bu tür faaliyetlerde bulunanlar için vergi erteleme ya da muafiyeti gibi imkanlar tanınması dahil, risk paylaşım programları ve önlemleri [risk sermayesi yatırım ortaklıklarının yaygınlaşması vb.] geliştirilmeli;
iii) girişimciler, kamu kuruluşları ve finansman kuruluşları arasında "inovasyon ortaklıkları kurulması desteklenmeli.

- Mevzuat KOBİ' lere aşırı yük getirmeyecek; ve girişimcilik, inovasyon ve büyüme için en uygun ortamı yaratacak biçimde düzenlenmeli; bu arada, kamu yönetiminde denetlenebilirlik ve katılımcılık sağlanmalı; adil ve saydam bir rekabet politikası izlenmeli; yolsuzluklara karşı etkin önlemler alınmalı; saydam, kararlı ve ayrımcı olmayan bir vergi rejimi uygulanmalı.

- KOBİ' lerin ulusal ve küresel ölçekteki inovasyon ağlarına erişmeleri kolaylaştırılmalı ve kamunun ARGE programları ile tedarik sözleşmelerine katılmaları teşvik edilmeli.

- Enformasyon alış verişinin, bilginin kullanılmasının ve politika geliştirmenin bir aracı olarak, kamu-özel sektör ortaklıkları ve bu iki sektör arasındaki siyasi ve toplumsal diyalog yerel ve kurumsal aktörleri de içine alacak biçimde güçlendirilmeli.

- Bilgiye dayalı ekonominin nimetlerinden yararlanabilmeleri için, KOBİ' lerin, yeni teknolojilere erişebilmeleri sağlanmalı ve yeni teknoloji geliştirme sürecine katılmalarını destekleyecek bir ortam yaratı malı.

- KOBİ' lerin, Enformasyon Toplumu, İnternet kullanımı ve elektronik ticaretin, kendilerine ne gibi yararlar sağlayacağı konusunda, çok daha fazla bilgi sahibi olabilmeleri için:
i) Elektronik ticarete ilişkin tehditler konusundaki bilgilerin yayılması teşvik edilmeli,
ii) Yasalardaki, kağıt ortamında yürütülen ticari işlemlere göre düzenlenmiş, ancak elektronik ortamda yürütülecek işlemler için engel teşkil eden, hükümler ve yeni firmaların Kurulup geliştirilmesindeki idari engeller kaldırılmalı,
iii) Yüksek kalitede bir şebeke altyapısı kurulabilmeli,
iv) KOBİ' lerin kamu idaresiyle olan işlemlerde, İnternet' ten yararlanmaları sağlanmalı ve kamu tedariki ile ilgili işlemlerde, elektronik ortamdan yararlanılması, KOBİ' lere de eşit erişim sağlanacak biçimde geliştirilmeli,

Sanayi toplumları teknolojideki hızlı değişmelere enformasyon (bilgi) toplumuna dönüşmekte : bilim ve teknoloji ekonomilerin ana motoru, başlıca yönlendiricisi haline gelmektedir. Bilim ve teknolojiye egemen ülkeler, uluslararası alanda rekabet gücünde mutlak bir üstünlük sağlamaktadırlar.

Ülkemizde son yıllarda Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu' nun yaptığı çalışmalar, Bakanlığımızın ve KOSGEB' in KOBİ' lere dönük destekleri, PATENT ENSTİTÜSÜ çalışmaları, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlıklarının AR-GE ve Teknoloji Geliştirmeye yönelik sağladığı ve TUBİTAK ile Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından uygulanan programlar, uluslararası düzeyde tartışılan KOBİ politikaları için oluşturulması gereken Devlet Politikamız için başlangıç niteliğinde olup. çok hızlı geliştirilmesi gerekmektedir.

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun gündeminde yer alan;


- Ulusal Enformasyon Alt Yapısının kurulması,
- Elektronik Ticaretin yaygınlaştırılması,
- Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıklarının
- Kamu Tedarik Politikasının yeniden düzenlenmesi
- Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin kurulması,
- Yenilikçi ve yaratıcı insan gücü ve girişimciliğin geliştirilmesi


gibi temellere oturtulacak bir inovasyon politikası ve stratejilerinin oluşturulması ve geliştirilmesiyle, ulusal ekonomimiz ve güvenliğimiz açısından kritik önemde olan teknoloji alanlarının belirlenmesi ve özellikle fikri mülkiyet hakları ile ilgili hukuki, mali ve ticari yasal alt yapımızın oluşturulması, başta siyasi otorite olmak üzere toplumun bütün kesimlerinin gündeminde öncelikle yer almalıdır.

TÜRKİYE’DE KOBİ POLİTİKALARI

Ekonomik yapının en önemli unsurlarından birisi olan küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik uygulanan devlet politikaları sorgulandığında yüzeysel bakış açısının küçük ve orta ölçekli işletme politikalarına egemen olduğu görülmektedir. Problemin çözümüne yönelik metinlerde “ecek,acak,meli,malı” ekleri ile cümleler tamamlanmakta ve her maddenin üç satırdan oluşmasına dikkat edilmektedir. Kalkınma planlarının kobilere yönelik olarak hazırladığı politikaların yetersiz olduğu açıkça görülmektedir.cümlenin sonunda herşeyi oldu bittiye getiren anlayış tabii ki yetersiz kalacaktır. İşte sorun tam bu noktada başlıyor. Herşeyi bürokrasiye bırakmak az gelişmiş ülkelerde görülen kronik bir hastalıktır.

Ülkemizde kobilerin önemini kamuoyuna aktarmayı kendisine şiar edinmiş,kobilerin rekabet güzünü arttırmaya çalışan başlıca kurumlar şunlardır:

- TOSYÖV(Türkiye Orta Ölçekli İşletmeler,Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı Ticaret ve Sanayi Odaları)

- Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı

- Türkiye Halk Bankası

- Küçük Sanayi Geliştirme Teşkilatı

- KOSGEB(Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı)

- İGEME(İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi)

- MPM(Milli Prodüktivite Merkezi)


0 responses to "Kobi Nedir - Kobi Finans"